6 Nisan 2017 Perşembe

Erbakan yıllar önce uyarmıştı: 300'ler meclisi

300′ler meclisi kararları alır ve 33′ler meclisi onaylar. 13′ler meclisi tasdik eder nihai kararı başkanlık divanı verir. Dünyada 75 trilyon dolarlık alış veriş yapılıyor .Bunun üçte biri faiz yoluyla siyonizme akar.



Erbakan’ın TRT Anadolu’ya verdiği röportajda açığa çıkardığı ve bir anda herkesin merak ettiği 300’ler meclisi;
Dünyanın en zengin 300 ailesi.
·         Japonya’da Mitsubishi,
·         Amerika’da Rotshild Ailesi ve Rockefeller,
·         Türkiye’de başta Kaşıkçı ailesi,
·         İngiltere’de Goldsmith…
·         Fransa’da yine bir Rotshild, ancak bunlar Amerika’daki Rotshild’in dayısı.
“Dayı” olmasına rağmen aynı soyadı taşımaları garip değil. Çünkü sözde tanrıları lusiferden gelen asil kan bozulmasın diye çoğu kız kardeşleri ile evleniyor.
Erbakan’dan önce ortadaki tek bilgi, 300’ler meclisinin kimler olduğunu kimsenin bilemeyeceği yönünde idi. Ve bunları asla hiç kimse göremeyeceği şeklinde idi.
Bilinenin aksine Yahudi değiller. Hristiyan da değiller, Müslüman da…
300’ler meclisinin dini yok. Tam tersine her türlü dine, her türlü peygambere, İsa’ya, Musa’ya, Muhammed’e ya da kısaca Allah’a karşılar.
Her ülkede üst düzey cellatları var. Herhangi bir nedenle ihanet edenleri mason ritüellerine göre öldürmek için hazır bir düzeneğe sahipler.
Ultra hızlı özel İnternet hatları üzerinden birbirlerine sürekli bağlı ve telekonferanslar ile sürekli temas halindeler.
Siyonist yapılanma piramidinin bir basamağı olan 300 zengin birlikte hareket ederek dünyayı şeytani emelleri doğrultusunda sömürüyor. Bunu da kapitalizm ya da Marksizm adı altında yapıyor. İnsanlar kapitalist ya da komünist olarak birbirini öldürürken, bu şeytani zümre parasına para katıyor. Ve 300’ler meclisi hem kapitalistleri hem de komünistleri örgütleyip pazarlıyor.
Amaçlarından biri dünya nüfusunu bir milyara indirmek. Yani altı milyarlık dünya nüfusunun beş milyarını hastalık, savaş, açlık ve yoksulluk ile yok etmek.
Kalan bir milyarı ise “nitelikli köle”, “kalifiye köle” olarak kullanmak.
Köle olmayı hakedenlere verecekleri ödül ise ilginç; “yaşamlarına devam etme hakkı.”! Yani siz eğer nitelikli ve iyi bir köle olursanız sizin “yaşamanıza devam edebilme hakkını” size verecekler.
Tam bir tanrılık iddiası!
Dünyayı sömürme teknikleri normal insanın aklının alamayacağı düzeyde. Örneğin son 10 yılda altın fiyatlarının inanılmaz derecede artmasının sebebini yıllarca “talep artışı” olarak göstermeyi başardılar. Ancak “altın üreticileri konseyi” geçen hafta açıkladıkları rakamlara göre talep artışı yok. Tam tersine dünyada altına olan talep  % 17 azalmış durumda! Talep düşmesine rağmen altının yükselmesinin nedenini 300’ler meclisinin başındaki Rockefeller ailesinin Newyork’taki Manhattan adasının altına gömdükleri binlerce ton altında aramak lazım ki; bu başlı başına ayrı bir yazıda ele alınması gereken bir konudur.
Diğer bir örnek; Afrika halklarının özgürlük ikonu Nelson Mandela, özgürlük savaşçısı olarak Afrika halkları tarafından çok sevilir. Oysa Nelson Mandela’nın sözde hapishaneden çıkıp Güney Afrika’ya Cumhurbaşkanı olduktan sonra, Afrika bölgesindeki Amerikan ve İngiliz altın ve petrol şirketlerinin kazançlarını % 500 oranında artırdığını kimse bilmez. Arkasından Londra’nın göbeğine Nelson Mandela’nın heykelinin “özgürlük” konusunda yaptığı çalışmalardan değil, İngiliz petrol şirketlerinin kazançlarını arttırdığı için dikildiğini de pek kimse bilmez.
İngiliz ve Amerikan şirketleri diye bilinen şirketler aslında 300’ler meclisine ait dev tröstlerdir.( çok uluslu şirket)
Mandela örneğine benzer bir diğer örnek Tunus’a Cumhurbaşkanı yapılan Burgibadır. Fransa’daki 300’ler meclisi üyeleri Burgiba'yı Tunus halkına kabul ettirebilmek amacıyla 1934 - 36 ve 1938 - 42 yılları arasında kasten hapse de attılar. Hapiste Fransız karşıtıymış gibi halk nezdinde prim yaptırıldıktan sonra ülkeye cumhurbaşkanı yapılıp, Fransız menfaatlerine hizmet ettirildi.
Bir sır olarak binlerce yıldır Siyonist piramit yapılanması içinde dünyada varlığını sürdüren bu kural tanımaz gücün aziz Erbakan hocamız tarafından açığa çıkarılıp deşifre edilmesi önemlidir. Şimdiye kadar binlerce yıldır açığa çıkarılamayan, haklarında tek kelime edilmeyen, sırlarını açığa çıkaranların bir şekilde yok edildiği bu muazzam gücün yok edilmesi ancak onlardan daha üstün bir güç ile mümkündür ki bu güç Erbakan ile doruğa ulaşmıştır.
Erbakan hocamıza göre kurtuluş reçetesi şöyledir;(bir röportajda sorulan bir soruya verdiği cevap;)
“Birincisi bilginiz olacak. Milletin inancını, tarihini bileceksiniz. Bu millet boynundan zincirle AB’ye bağlanacak bir millet değildir. İkincisi ülke idare etmek tecrübe ister. Hiçbirinin tecrübesi yok. Kürt meselesi diyor, Türkiye’nin bölünmesine neden oluyor, fakında değil. Demokratikleşme deyip orta yere ne koydu? Kıbrıs diyor, Kıbrıs ne hale geldi? Çözemez çünkü bu tecrübe, hidayet ister ki bu Allah vergisidir. Feraset ister, dirayet ister. Bir de şuurlu insan olacaksınız. Vizyonunuz olacak ve Türkiye’yi nereye götüreceğinizi bileceksiniz. Bu nedenle böyle gitmez. Biz çocuğun asıl anasıyız.”
Son olarak Adnan Oktarın, Erbakan’dan sonra 300’ler meclisi hakkında yaptığı açıklama da kısa ve ilginçtir; “bunlar insan kılığında 300 iblistir”
Aslında Kuranı iyi okuyan 300’ler meclisi hakkında en doğru cevaba ulaşabilir;
Şeytanlar kendi evliyasına, sizinle mücadele etmeleri için elbette ki vahiy gönderirler. Şayet onlara itaat ederseniz; kesinlikle müşriklerden olursunuz (En'am, 121)
Burada sorulması gereken soru şudur? Hiç kimsenin bilemeyeceği bu bilgiler nasıl ortaya çıktı. Öncelikle 300’ler meclisinden önce mason locaları aynı oranda gizli idi. Ancak mason törenlerinden birine ait görüntüler ortaya çıkınca Siyonizm mason localarının artık güvende olamayacaklarına hükmederek tamamını lağvetti. Ve tüm sırlarını deşifre edilmesine engel olmadı. Şimdi sırada 300’ler meclisi var. Tüm gündemleri hatta ultra hızlı internet konferanslarına kadar giriliyor ve tüm sırları biliniyor. Demek ki 300’ler meclisi de lağv edilecek. Çünkü Siyonizm için aslolan gizliliktir. Gizlilik yok olunca sistemi olduğu gibi çökertiyorlar.


kaynak:http://www.timeturk.com

3 Nisan 2017 Pazartesi

Bilgisayar Programcılığı ve Programlama Dilleri

Bilgisayar Programcılığı

Nedir bu bilgisayar programcılığı ? Zor mu? Deli işi mi?
Evet birçok kişi bilgisayar programcılarının ne ile uğraştığını bilir fakat nasıl uğraşıp neler yaptığını pek bilmez... Bu konulara sayfamda biraz özet olsa da değineceğim. Önce bilgisayar dünyasında sıkça kullanılan bir kelimeden bahsedeyim yazılım...
Yazılım(software) kelimesi bilgisayar programlama dilleriyle oluşturulan dökümanları, dosyaları ifade eder. Yani bilgisayarınızda işletilmek, çalıştırılmak üzere tasarımlanmış dosyalar yazılım kapsanına girer.
Bu dosyalar nasıl yapılır ?
Yazılım programlama dilleri ile tasarlanır ve yazılır,programlama dili de nedir? derseniz.Programlama dilleri, bilgisayarınızın donanımını(ekran kartı, ses kartı, modem, mouse, klavye...) sizin en rahat biçimde kullanabileceğiniz düzeye getirmeye çalışır. Yani bilgisayarın o soğuk 1010110 gibi rakamlarını sizin zevkle kullandığınız programlara, işletim sistemlerine, oyunlara çevirir.
Örneğin kullanılmakta olan Windows işletim sistemi onbinlerce sayfa milyonlarca bilgisayar kodunun biraraya gelmesinden oluşur. İşte işin tüm zorluğu, o kodların arasında dolaşan, hata mesajlarını günlerce kodları gözden geçirerek arayan, sandalye tepesinde saatlerce aynı ekrana bakarak ilginç görüntüler sergileyen programcıların üzerindedir...
Bilgisayar programcıları işini zevkle yapan ve işini bir hobi edinmiş insanlardan oluşur, en azından öyle olmalı. Aksi halde yoğun konsantrasyon ve sabır isteyen bu işi yapmak aşırı zorlaşır. Neyse... Programlama dillerinden bahsediyorduk Programlama dilleri kendi aralarında sınıflara ayrılmışlardır. İnsanın en zor öğrenebileceği, anlayabileceği yani 1100101 gibi makina kodlarına yakın diller en düşük seviyeli(low level) programlama dilleri, insanın en kolay anlayıp kullanabileceği ve insan diline yakın özellikler gösteren diller ise en yüksek seviyeli(high level) programlama dilleridir. Şimdi bu sınıflandırmaya örnekler verelim;
  • Çok yüksek seviyeli diller : VisualBasic, VB.NET, Acces , Foxpro ...
  • Yüksek seviyeli diller: Pascal ,Basic ,Fortran...
  • Orta seviyeli diller: C ,C++, C# , Java ,ADA...
  • Düşük seviyeli diller: Assembly...
  • Makina dilleri: Bilgisayarın çalışma dilleri 1 ve 0'lardan oluşur...
Bu dillerin kullanıldığı alanlara örnek verirsek;
  • Bilim ve Mühendislikte: Pascal ,C ,C++ ,Java ,Fortran...
  • Veritabanı Programcılığında: Dbase ,Acces ,Foxpro ,Sql...
  • Yapay Zeka Kullanımında: Prolog ,Lisp...
  • Sistem Programcılığında: C ,C++ ,Java ve sembolik makina dilleri...
Bir bilgisayar programı nasıl yazılır ?
Bir yazılım değişik dillerle oluşturulabilir fakat izlenen yöntemler genelde birbirine benzer.Örneğin Algoritma...
Algoritma, elimizdeki sorunun çözümüne gidebilmek için tasarlanan yollar,yöntemlerdir. Örneğin bir arkadaşınıza daha önce gitmediği bir yerdeki bir postaneyi tarif edeceksiniz. Bunun için anlatımda genelden özele giden bir yol izlersiniz. Önce gideceği semti sonra caddeyi sonra postanenin olduğu yönü tarif eder son olarak da kolay bulması için postanenin çevresindeki göze batan özelliklerden bahsedersiniz.İşte bu yaptıklarınız bir algoritmadır. Ve amacınız arkadaşınıza postaneyi bu algoritma yardımıyla tarif etmektir...
Bilgisayar programlama dilleri de programcılıkta bunu gibi yöntemler kullanarak çözüme gider. Algoritmanın uzunluğu kullanılan programlama dilinin seviyesi ve problemin karmaşıklığı ile doğru orantılıdır.
Yapılan algoritma ve tasarımdan sonra yazılım aşamasına gelinir ve bu aşamada yapılacak programın kullanım ömrü, programın kullanım düzeyi ve hangi amaçla kullanılacağı gibi soruların cevaplarına bakılarak programlama dili seçilir. Dil seçimi bazı kriterlere göre yapılmaktadır, örneğin kısa sürmesi ve görsel tasarım içermesi, veritabanı iletişimi yoğun kullanılması gereken bir program yapmamız gerekiyor olsun. Bu durumda Assembly dili ile yola çıktığımızda bahsedilen proje birkaç kişilik deneyimili bir programcı grubu ile birkaç yıl alır. C ile iki programcı aynı işi üç dört ayda VisualBasic veya Delphi ile bir programcı bahsedilen işi bir iki aya yakın bir sürede yapabilir.
Başka bir açıdan örnek verirsek örneğin bir ekran kartı programlamamız gerekiyor ve bu kartın driver'ını ( sürücüsünü ) biz yazacağız. Bu durumda bu işi VB veya Delphi ile yapmamız imkansızdır, kullanmamız gereken diller öncelikle Assembly ve C/C++ olmalıdır.
Evet, programlama dillerinin kendi alanları vardır ve her dil kendi branşında kullanıldığı sürece başarılı ve etkili kullanılmış olur. Buraya kadar anlattığımı özetlersem.
Bir bilgisayar programı yazmak için belli aşamalar vardır ve bu aşamalar geçildiğinde kodlamaya başlanabilir. Bunlar:
  • Analiz
  • Algoritma
  • Dil Seçimi
  • Kodlama
Analiz ile gerçekleştirilmek istenen proje tasarımlanır ve parametreleri araştırılır.Algoritma ile adımlar tayin edilir. Dil seçimi ile en uygun programlama dili seçilir. Ve kodlamaya başlanır...
Kod yazıldıktan sonra da bazı aşamalardan geçer bunlar da genel olarak :
  • Test ve Debug
  • Pilot denemeler ve ilk versiyon denemeleri
  • Hazır halde çalışır programı sunma

Programlama Dilleri

Bu bölümde programlama dillerinin kullanıldıkları alanları ve özelliklerini inceleyeceğiz. Programlama dilleri uygulama alanlarına göre dörde ayrılır:
  • Bilimsel ve Mühendislik Alanında : Üniversitelerde ve bilimsel kuruluşlarda mühendislik veya matematik hesapları için kullanılan bu dillere örnek; Pascal, C, C++, Java dilleridir.
  • Veritabanı Kullanımında : Genellikle Personel kayıtları, fabrika stok veya depo denetimi gibi veritabanı gerektiren işlemlerde kullanılan diller;DBASE,SQL,FOXPRO,PARADOX gibi veritabanı dilleridir.
  • Sistem Programcılığında : İşletim sistemlerinin ve sistem programlarının yazılımında kullanılan dillere örnek, C ,C++ ,Java ve makina dilleridir.
  • Genel Amaçlı kullanım : Çeşitli konularda uygulama geliştirmek için kullanılan dillere örnek,C ,C++ ,Java ,VB ve Pascal'ı verebiliriz.
Son yıllarda programlama dillerinde nesneye yönelik tasarımlar yapılmış ve bu dillerin çoğunun nesneye yönelik programlama yapabilen uyarlamaları çıkmıştır. Nesneye yönelik programlama, programcının kendi sınıfını ve nesnesini oluşturup bunun üzerinde işlemler yapmasına olanak sağlayan ve programlama dillerinin geldiği son aşamalardan birisidir. Bu konu oldukça kapsamlı olup bunun geniş açıklamasını burada yapmayacağım.
OOP(Object Oriented Programming) yani Nesneye Yönelik Programlama'nın kullanılmasıyla ve Visual programcılığın da gelişmesi ile beraber ortaya oldukça güzel görünümlü ve kullanışlı programlar çıkmaya başladı. Bu bilgisayar programlarına olan ilgiyi arttırdı ve bu konulardaki araştırmaları hızlandırdı. Sonuçta şu anda, pekçok dilin artık nesneye yönelik olan ve visual özellikler içeren sürümleri kullanılmakta ve tercih edilmektedir. Örneğin: C++ ,Visual C++ ,C++ Builder ,Delphi ,Java...
İnternet'in de yaygınlaşmasıyla programlama dillerine yeni özellikler eklendi ve internet'te kullanılabilecek nitelikte görsel özellikli diller çıkarıldı. Örneğin HTML, kullanıcının dikkatini çeken renkli ve hareketli arabirimiyle her geçen gün yeni ekler ile gelişmektedir. JavaScript ve VBScript iki script dili olarak HTML'ye getirdiği ek özelliklerle çokça kullanılır oldu. Ve asp ile veri tabanını aktif kullanıma sunma, aktif sayfalar hazırlama olanağı elde edildi.
Görüldüğü gibi özellikle internet'in gelişmesi ile birlikte programlama dillerinin yapılacak işe veya kullanılacak platforma göre değişik özellikler gösteren uyarlamaları çıktı. Bu durumda web teknolojisini izleyen ve internet üzerinde yazılım geliştirmek isteyen bir programcının javascript ,vbscript ,java ,HTML gibi dilleri bilmesi ve bu konularda kendini geliştirmesi gerekir. Uygulama programlarına ,ticari programlara, veya işletim sistemlerinin kullanımına yönelik yazılım geliştirmek isteyen programcıların da C++ ,Java ,Delphi gibi son zamanların en popüler dilleri üzerinde çalışması, bunları öğrenmesi gerekir.
Internet programcılığı, esnek mimari, OOP gibi konularda söylenmesi gereken önemli bir nokta da Java'nın programlama dünyasına getirdiği önemli bir özelliktir. Java nın çıkması ile atılan önemli bir adım da platform'dan yani işletim sisteminden bağımsız olarak çalışan, her sistemde çalışabilen, programların yazılabilmesidir. İleriye yönelik bir bakış açısı ile bakıldığında cep bilgisayarlarının, kablosuz cihazların, cep telefonlarının sıklıkla kullanılacağı ve artık PC lerin döneminin kapanmaya başladığı düşünülürse birçok cihazda çalışabilecek programların yazılmasının önemi anlaşılabilir. Java son yıllarda programlama dünyasına gelmiş en iyi programlama aracıdır ve yeni çıkacak programlama dillleri de Java'nın birçok özelliğinden esinlenmektedir.
Şimdi programlama dillerine özet bir bakış yapalım;

C

Yapısal programlama dilleri arasındadır. Öğrenilmesi zaman almasına rağmen oldukça kullanışlı ve esnek yapısı ile adından yıllarca bahsettirmiş, bilgisayar programcılığının temel dillerinden biridir. C ile bilgisayarınıza bir sistem yazmaktan bir oyun yazmaya veya printer kontrolü yapmaya kadar her türlü işlem yapılabilir ve bu özelliği sayesinde kullanım alanı çok geniş bir dildir.

C++

Nesneye yönelik programlama yapabilen diller arasındadır. C'nin saydığımız tüm özelliklerine ek olarak güçlendirilmiş nesne yönetim özelliği ile şu anda bilgisayar dünyasının en çok kullanılan dillerinden biridir

C#

Nesneye dayalıdır(OOP). C++ ın ve Java'nın pozitif yönlerini bünyesinde birleştirmiş yeni bir dildir. Programcıya internet uygulamaları ve yerel uygulamalar yazmakta bazı kolaylıklar getirmiştir. İleriye dönük olarak microsoft'un java teknolojisine rakip olarak ortaya sürdüğü bir programlama dilidir ve microsoft'un bu konulardaki (internet uygulamaları) yelpazesini genişletmeye yönelik bir atılımdır. Microsoft teknolojileri kullanacak programcıların C#'ı öğrenmeleri zamanla gerekecektir ve öncelikle öğrenilmeye başlanması da avantaj getireceği açıktır.

Java

Nesneye yönelik dillerdendir. Son yıllarda geliştirilmiş bir dil olup modern ve yenlikçi altyapısı ve visual özellikleri ve sürekli gelişen kütüphane (library) desteği ile gün geçtikçe kullanımı artan bir dil olmuştur. Java dili hemen hemen her alanda kullanılabilen esnek ve güçlü bir dildir.

VB.NET

Nesneye dayalı bir dildir. VisualBasic(VB) teki biçok özellik bu dilde yeniden yapılandırılarak değişmiştir. Yapısına bakılırsa VB den ayrı yeni bir dil geliştirilmiş denilebilir. Eklenen bazı özellikler ile VB de yapılamayan birçok işlem artık yapılabilmektedir ve OOP nin özellikleri desteklenerek daha verimli kod yazmaya olanak sağlanmıştır. VB programcılarının VB.NET'e geçişleri kolay olmayacak olsa da VB yerine VB.NET kullanımı gün geçtikçe artacaktır. VB.NET internet uygulamalarından yerel uygulamalara kadar kullanım imkanı geniş bir dildir.

Delphi

Pascal tabanlı bir dil olup nesneye yönelik programlama yapabilme özelliği taşır. Öğreniminin çok zor olmayışı ve üniversitelerde pascal eğitiminin ağırlıklı verilmesi nedenleriyle çoğu bilgisayar programlama öğrencisinin tercih ettiği bir dildir.Visual programlama özelliği taşır.

Pascal

Pascal Yapısal bir dildir, C 'ye benzerlik gösterir. Öğrenilmesinin zor olmayışı ve bilgisyar eğitimi veren okullarda okutulan bir ders olması sebebiyle kullanım alanı genelde üniversiteler ve bilimsel hesaplamalar yapan kurumlardır.

VisualBasic

Basic tabanlı bir dil olup öğrenilmesi kolay, kullanım alanı geniş bir dildir. Özellikle görsel uygulamalarda projenin arabiriminin hızlı yazılmasını sağladığı için genelde kullanıcı arabirimi tasarımlarında kullanılır. Kapsamlı veya çok kullanıcılı uygulamalarda kullanılmaz. Kullanıcı sayısı az olan veya kısa sürede bitmesi gereken küçük ölçekl projelerde tercih edilen bir programlama aracıdır. Yoğun olarak kullanılmaktadır
Programlama dillerinin hepsini incelemeye imkan olmadığından çok kullanılan bir kısım dilden bahsettim. Her dilin kullanım amacı ve yönelimi farklı olabilir önemli olan hedeflediğiniz konularda size yardımcı olacak dili seçip onunla çalışmanızdır.


kaynak: http://www.godoro.com

AŞK SİNEDE Mİ?

 Bir statik projede, simdilik modelleme icin Revit, Hesap icin Etaps ya da Lira-Sapr, cizimler icin Allplan kullanmak en mantikli ve hizli s...